16 Kasım 2012 Cuma

Günlerden misafirdi....

Mis gibi kokularla uyandım güne. Tıpkı çocukluğumda anneciğimin hazırladığı mis gibi pasta kokularıyla. Canım annem, aslında misafir bana geldi ama eline sağlık, her birini kendi eliyle hazırladı. Malum 2 gün önce Filiz ablamdaydık bugünde bende toplaştık. Hande'nin müdehaleleri sonucu hiçbir işe dokunamadım. Annem yine üstün becerisiyle herşeyi halletti, bana da masayı hazırlamak kaldı :)





Huysuz kızım Gamze ablamızın tüm çabalarına rağmen dize gelmedi bi türlü, yine kendini sevdirtmedi. Üstüne üstlük birde 'ben yayamazım' diye dolaştı ortalıkta. Ha birde mutfağa gelip 'ben gamseye küstüm' neden kızım deyince 'beni dövdü' demesi akıllara ziyan bir komediydi :))



 
 
Doyamadım valla sohbete, en tatlı yerinde erkenden kalktı misafirlerim. Anneciğimde arada Hande'ye sezdirmeden evine gitti güya ama ev boşalıpta yalnız kaldığımızda kıyamet koptu. 'Anneannemi kaybettim, gitti, unuttummm' diye ağlamalarına dayanamayıp saat 17:30 da dışarı çıktık. Karşımızda bulunan ilkokula gittik. Tam çıkış saatiydi, bahçesinde biraz oynayıp zıpladı Hande. Sonrada tutturdu içeri okula gircem diye. Okula girdi koridorlarda koştu. Bunca şeye 1 tane okul görevliside çıkıp bişey demedi bize. Sanırım benide veli sandılar. Hande'yi eve dönmeye ikna edemeyince evimizin önüne kurulan semt pazarında azcık dolaşıp parka gittik. Sallandı, kaydı,koşturdu...Zorla gidebildik evin önüne, babamı burda bekliycem diye 45 dk sokakta bekledik. Babamızında 20 dk geç geleceği tuttu :)) Ha geldi gelecek derken elinde Hande'ye aldığı oyuncak ütü masasıyla gözüktü köşeden.. Bilmiş kızım 'yayamaz babam neden geciktin? üşüdüm senin yüzünden' demezmi :) Ama oyuncağı görünce hemen unuttu. Sevgili kocacım Hande'ye oyuncak, bana da 1 poşet nar ve narmatik denilen bi aletle geldi. Narı çok seviyoruz ama onu kesip tek tek ayıklamak tam bir işkence olmuştu. Suları saçılıyo, heryere sıçrıyo, lekesi de zor geçiyo. A101 den aldığı Narmatik denilen şey acayip pratik çıktı. İnanamadım. Narı ikiye kesip kasesine yerleştiriyor ve üstünede kutudan çıkan silikon kapağı kapatıyorsunuz. Büyükçe bir tahta kaşıkla başlıyorsunuz vurmaya. Sonuç inanılmaz, tek bir tane bile kalmıyor kabuğun içinde, hepsi kaseye dökülüyor. Sonrada afiyetle yiyorsunuz :) Bunca zaman nasıl dikkatimi çekmemiş anlamadım :)

Neyse, akşam yemeğimizi yiyip kurulduk televizyon karşısına. Önce Dedemin İnsanları filmini ardından da Veda'yı izledik keyifle. Hande'cik de 22:30 da uykuya daldı. Günün yorgunluğuyla umarım sabaha kadar deliksiz uyur kuzucum. Canım kızım uyurken ne tatlısın. Mis kokulum, Allahım uzun ömürler versin sana ve tüm kuzucuklara..
 
Güzel bir güne uyanmanız dileğiyle....
Yorum Gönder